Turunçgiller (sedefotugiller) familyasında dahil edilen ve tür adı “Citrus limonum” olan limon vitaminler, mineraller, fitokimyasallar ve antioksidanlarla doludur. Özellikle iyi bir C vitamini, posa (lif) ve folat (folik asit ya da B9 vitamini) kaynağıdır. Genellikle tek başına ya da bütün meyve olarak tüketilmeyen limon en popüler turunçgillerden biridir. Kökenleri kesin olarak bilinmemektedir ancak bazı kaynaklar Kuzey Hindistan’dan geldiğini söylemektedir. Limon ağacı güney Avrupa, Orta Doğu ve Doğu Asya’ya kadar birçok alanda yetişir. Christopher Columbus tarafından 1943’te Yeni Dünyaya (Amerika kıtasına) getirilmiştir. Günümüzde önde gelen limon üreticileri Kaliforniya, Arizona, İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs, Lübnan, Güney Afrika ve Avustralya’dır. Uzun ömürlü bir ağaç olan limon sıcak iklimi sever ve tohumla ya da aşılanarak üretilir. Ülkemizde en çok Ege’de ve Akdeniz bölgesinde yetiştirilir. Humuslu, suyun drenajına izin verebilen killi veya kumlu toopraklarda iyi yetişir.
Limon yoğun olarak yaz mevsiminde kullanılan çok yönlü bir meyvedir. Dilimler halinde yenilebilir, sağlık için suyunu yudumlanabilir, limonata yapılabilir, yiyecekler süslenebilir, salataya, yemeğe, çorbaya eklenebilir, kabukları rendelenerek keklere aroma verilebilir ve daha pek çok şeyde kullanılabilir.

Limonun Besin Profili

Limon C vitamini, folat, potasyum, flavonoidler ve limonenler denilen bileşikler bakımından zengin bir meyvedir. Limonenler limonun suyunda bulunur. Çeyrek bardak limon suyu günlük olarak alınması önerilen C vitamininin yüzde 31’ini, folatın yüzde 3’ünü ve potasyumun yüzde 2’sini içerir. Bütün bir çiğ limon günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 139’unu içerir. Bir orta boy limon (yaklaşık 58- 60 gram) 15 veya 20 kalori sağlar. Limonlardaki karbonhidratlar glikoz, fruktoz ve sukroz gibi basit şekerlerdir
100 gram çiğ, soyulmuş limonun içeriğinde şunlar bulunur:
Kalori: 29
Su: 89%
Protein: 1,1 gram
Karbonhidrat: 9,3 gram
Şeker: 2,5 gram
Posa (lif): 2,8 gram
Yağ: 0,3 gram
Limonlardaki posa pektindir. Pektin ve benzeri çözünebilen lifler nişastanın ve şekerlerin sindirimini yavaşlatmak yoluyla kandaki glikoz şekerinin seviyesini düşürür. Son zamanlarda yapılan araştırmalar limonun sindirim süreci boyunca diğer gıdalardan elde edilen yararlı fito-besinler olan karotenoidlere erişimdeki rolünü incelemektedir. Karotenoidler biyolojik olarak düşük erişilebilirliğe ve biyo yararlanıma sahiptir. Havuç gibi karotenoid bakımından zengin bir besin yeseniz bile karotenoidlerin çoğunu emilemeyebilir. 2018 tarihli bir çalışmada limon suyu, zeytinyağı ve peynir altı suyu ve çökelek (lor) ile birlikte kullanıldığında haşlanmış havuç veya havuç püresindeki karotenoidlerden yaklaşık yüzde 30 daha fazla yararlanıldığı saptanmıştır. Bu, limonların etkili bir exigent gıda olabileceğini yani kendi beslenme özelliklerine ek olarak diğer gıdalarla bir araya geldiğinde onların faydasını artırabileceğini göstermektedir.

Limonun Sağlıkla İlgili Yararları Nelerdir?

Limonda bulunan, temel bir vitamin ve antioksidan olan C vitamini bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için önemlidir. Limondaki potasyum yüksek oranda alınırsa kan basıncının seviyesini düşürebilir ve kalp sağlığı üzerinde olumlu etki yaratabilir. B6 vitamini de besinleri enerjiye dönüştürmede rol oynamaktadır. Limonda güçlü etkileri ve yararları olan doğal biyoaktif maddeler de bulunur. Limondaki ve diğer turunçgillerin meyvelerindeki bitkisel bileşenler iltihaplanma, kalp-damar hastalıkları ve kanser üzerine son derece yararlı etkilere sahiptir. Limondaki başlıca bitki bileşikleri şunlardır:
Sitrik asit: Limonda en fazla bulunan sitrik asit böbreklerde taş oluşumunu önler.
Hesperidin: Bu antioksidan kan damarlarını güçlendirir ve aterosklerozu önler.
Diosmin: Dolaşım sistemini etkileyen bazı ilaçlarda kullanılan bir antioksidan olan diosmin kas tonusunu geliştirir ve kan damarlarındaki kronik enflamasyonu azaltır.
Eriocitrin: Bir antioksidan olan eriocitrin limonun kabuğunda ve suyunda bulunmaktadır.
Limonen: Öncelikle kabuğun içinde bulunan limonen limon esansiyel yağlarının ve limonun kendine has aromasının ana bileşenidir. Mide ekşimesini ve mide reflüsünü hafifletir.
Limondaki bitki bileşiklerinin birçoğu limon suyunda yüksek miktarlarda bulunmaz bu nedenle maksimum fayda için kabuğu hariç tüm meyveyi yemek gerekir. Limonlar da dahil olmak üzere narenciyelerin çok sayıda faydası bulunmaktadır. Faydalarından sorumlu olan kısımları vitaminleri, posası ve güçlü bitki bileşikleridir. Limonu sağlıkla ilgili yararları aşağıdadır:
1. Bağışıklığı artırır: C vitamini bağışıklıkta önemli rol oynar ve vücudumuzdaki serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Beyaz kan hücrelerinin (akyuvarların ya da lökositlerin) üretimini uyararak bağışıklık hücrelerinin bütünlüğünü korur, antiviral maddeler üreten lökositlerin korunmasına yardımcı olur.
2. Kardiyovasküler hastalık riskini düşürür: Kalp krizi ve felç dahil kalp hastalığı, dünyanın en yaygın ölüm nedenidir. Folik asidin felçleri önlemeye yardımcı olduğu ve homosistein seviyelerini düşürerek kalp damar sağlığına yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Sıçanlarda yapılan son araştırmalar limondaki bitki bileşiklerinden hesperidin ve diosmin’in kalp hastalığı için bazı önemli risk faktörleri üzerinde faydalı etkilere sahip olabileceğini göstermektedir.
C vitamini de kardiyovasküler hastalık riskinin azalmasıyla bağlantılıdır. 2015 yılında yapılan bir araştırmada 100.000’den fazla kişi incelenmiş, meyve ve sebzeyi fazla yiyenlerde kalp hastalığı gelişme riskinin yüzde 15 daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Kan plazmasında en yüksek C vitamini seviyesine sahip olanlarda kalp hastalıkları oranları daha da azalmıştır. Bilim insanları C vitamininin tehlikeli serbest radikallere karşı koruyan bir antioksidan içermesi nedeniyle kardiyovasküler faydaları olabileceğini ayrıca kötü LDL kolesterolü düşürebildiğini, arterleri esnek tutabildiğini belirtmektedir.
Çalışmalar limon suyunda bulunan limonen adlı kimyasalın kolesterolü düşürme üzerindeki etkisini de göstermiştir. 2007 yılında yapılan bir çalışmada kolesterolü yüksek olan kadın ve erkeklere bir ay boyunca her gün limonen ve E vitamini verilmiş, kolesterol düzeyleri yüzde 20 -30’a düşmüştür. Araştırmacılar limonen adlı maddenin yüksek kolesterol seviyeleri ile ilişkili olan apolipoprotein B’yi azalttığını düşünmektedir.
3. Böbrek taşlarının oluşumunu önler: Limon ve lime (misket limonu) herhangi bir meyveden daha fazla sitrik asit içerdiği için böbrek taşlarından muzdarip olanlara faydalıdır. Sitrik asit taş oluşumunu önler ayrıca oluşan küçük taşları parçalar. İdrardaki sitrik asit ne kadar fazlaysa yeni böbrek taşları oluşumu o oranda engellenir. Her gün yarım bardak saf limon suyu veya limonatadaki sitrik asit miktarı farmakolojik tedavide kullanılan sitrik asit miktarına eşittir.
4. Anemiyi önler: Anemi genellikle demir eksikliğinden kaynaklanır ve menopoz öncesi kadınlarda sık görülür. Limon az miktarda demir içerir ancak diğer gıdalardan demir emilimini artırabilen büyük bir C vitamini ve sitrik asit kaynağıdır. Limon demirin gıdalardan emilimini artırabildiğinden kansızlığın önlenmesine yardımcı olur.
5. Kanser riskini azaltır: Limonlar, meme kanseri de dahil olmak üzere birçok kanser türünün riskini azaltmaya yardımcı olur. Bunun hesperidin ve d-limonen gibi bitki bileşikleri nedeniyle olduğu düşünülmektedir. 2011 yılına ait bir çalışmada meme kanseri hücrelerine uygulanan limon ekstraktının kanserli hücrelerin ölümüne neden olduğu gösterilmiştir. Limon ekstresi in- vitro olarak (yapay koşullar altında ya da laboratuvar ortamında) uygulanmıştır ancak sonuçlar limonda kanserle mücadele edici güçlü özellikler olduğunu gösterir. Folat’ın kanserin azalmasında oynadığı rolün anlaşılması için çok sayıda çalışma yapılmıştır. Folatın (ya da folik asitin) kanser azaltıcı özelliği muhtemelen kanser DNA’sını bastıran maddelerin üretimindeki rolüyle ilişkilidir. Folat erken dönemde ve düşük folat seviyesine sahip olan bireylerde kansere karşı koruma sağlayabilir. Limondaki limonen de kanser riskinin azalmasını sağlamakta, kemoterapiye yardımcı olmaktadır.
6. Hamileler için gereklidir: Folat nöral tüp bozukluklarını önlemek hamile kadınlara gereklidir. Folat doğum öncesinde hamilelere verilen vitaminlerde mevcut olsa da yiyeceklerle almak daha yararlıdır.
7. Kilo kaybına yardımcı olur: Limon içeceklerin ve yiyeceklerin tadını çıkarmak için harika ve düşük kalorili bir yoldur. Gerçekten de limon, limon suyu ve limon kabukları diyet yapanlar arasında popüler hale gelmiştir. Birincil bileşen olarak limon suyuna sahip olan kısa süreli meyve suyu bazlı diyetlerle ilgili bir çalışmada katılımcıların kilo kaybıyla ilişkili olarak bağırsak mikroflorasının düzeldiği, vazodilatör nitrik oksitlerin arttığı ve lipitlerinin oksidasyonunun azaldığı görülmüştür. Limonun kabukları da birçok besin içermektedir. Kabukların rendelenerek salatalara, tavuk veya balık yemeklerine ilave edilmesi aroması katar. Kabuklar ayrıca smoothie’lere veya çorbalara da karıştırılabilir.
8. Karaciğer hasarlarını giderir: Yeni araştırmalar limonun hasarlı karaciğere yardım edebileceğini öne sürmektedir. 2017 yılında hayvan üzerinde yapılan bir araştırma alkol nedeniyle ciddi şekilde zarar gören sıçanların karaciğerinde limon suyu tüketildikten sonra bir iyileşme gördüğünü tespit etmiştir. Limon suyu karaciğer hastalığı ile ilişkili olumsuz etkileri önemli ölçüde inhibe etmektedir. İnsanların karaciğer hastalıklarıyla ilgili olarak limondan koruyucu etki görüp görmeyeceğini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
9. Antimikrobiyal özellik gösterir: Limon antimikrobiyal özellikleriyle de bilinir. Turunçgillerdeki fitokimyasallarla ilgili bir çalışmada limon kabuğu ile yapılan çözücülerin salmonella, stafilokok ve diğer patojen bakterilere karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği bulunmuştur. Fermente edilmiş tatlı limon suyunun E. coli bakterilerine karşı antibakteriyel etki gösterdiği de saptanmıştır.

Limon Tüketmenin Riskleri

Limon genel olarak iyidir. Taze sıkılmış limonlu su içmenin bazı yararları olabilir ve genellikle iyi tolere edilir ancak aşırı tüketilirse mide reflü sorunlarına veya mide yanmasına neden olabilir ayrıca içeriğindeki sitrik asit diş minesini aşındırabilir. Ayrıca az sayıda insanda alerjik reaksiyonlara, dermatitli kişilerde temas alerjisine ve cilt tahrişine neden olabilir.

Kaynakça:
http://www.ebitki.com
https://www.livescience.com
https://www.healthline.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here