Sucul Bitkiler (Algler ve Türevleri-2)

RHODOPHYTA (KIRMIZI ALGLER)

Kırmızı algler çoğunlukla deniz bitkileridir. Ancak, bazıları tatlısularda ya da karada yaşarlar. Genellikle, kahverengi alglerden daha derinlerde yaşarlar. Çoğu çok hücreli olan ve bir yere tutunarak yaşayan bu alglerin çok az türü bir hücrelidir. Kahverengi alglerde sıklıkla görülen irilik, kırımızı alglerde pek yoktur. Hücre çeperleri selülozun yanısıra bol miktarda müsilajımsı madde içerir. Depo maddesi nişasta olmayıp, kırmızı nişasta denen ve nişastaya benzeyen bir polisakkarittir. Kırmızı algler, ticari kolloyitlerin önemli bir kaynağını oluştururlar. Örneğin, bakteri kültür ortamlarının en önemli maddesi olan agar, çikolatalı süt ve puddinglerin bazı katkı maddeleri, bazı salataları n sosları, peynir ve dondurmaların içine konan stabilazör maddeler, şekerli krema ve lokum benzeri şekerlemeleri nemli tutmaya yarayan bazı maddeler, bu alglerden elde edilir.

Fotosentetik ökaryotların hepsinde bulunan klorofil a’ya ek olarak kırmızı alglerde çoğunlukla, diğer bitki gruplarında bulunmayan klorofil d’de bulunur. Kırmızı algler, fikosiyoninler, fikoeritrinler ve allofikosiyaninler (fiko Yunanca’da deniz yosunu anlamına gelen phykos’tan gelir) dahil, onlara özgü yardımcı pigmentlere bağlanmış olarak klorofil kullanırlar. Bu alglerin bir çoğuna tipik kırmızımsı rengi fikosiyaninler ve allofikosiyaninler verir. Bununla birlikte, “kırmızı algler” her zaman kırmızı değildirler; pek çoğu siyah, menekşe, kahverengi, sarı ve hatta yeşil olabilmektedir. Kahverengi alglerin yaşam döngüleri gibi, kırmızı alglerin yaşam döngüleri de genellikle döl almaşlarını kaplar. Hücreler hiçbir zaman kamçılı değildir; hatta sperm hücrelerinde bile kamçı bulunmaz; bu nedenle, yumurta hücrelerine su akıntılarıyla taşınmaları gerekir.

CHLOROPHYTA (YEŞIL ALGLER)

Genel olarak, yeşil algler, kara bitkilerinin ataları olarak kabul edildiğinden özel bir öneme sahiptirler. Kara bitkileri gibi, yeşil algler de, klorofil a, klorofil b ve karotenoyitlere içerirler. Yeşil alglerin çoğu tatlı sularda yaşamakla birlikte, az sayıda tür karalardaki nemli yerlerde ve denizlerde yaşamaktadır. Büyük bir olasılıkla tümü çeperli ve kamçılı bir hücreli organizmalarla başlayan birçok diverjent eğilim, yeşil alglerde;

(1) Hareketli kolonilerin değişimi;
(2) Hareketsiz bir hücrelilere ve koloniler yönünde bir değişim;
(3) Çok çekirdekli; ancak hücresel bölmelenme göstermeyen, yaygın, tüpsü yapıların değişimi (mantarlar aleminde alışılageldik bir özellik olan koenositik organizasyon);
(4) Çok hücreli iplikçiklerin ve üç boyutlu yaprak benzeri tallusların değişimi.

Bu eğilimler, özellikle yeşil algler üzerinde daha iyi incelenebilir. Çünkü günümüzde bu gruba ait çok sayıda bir hücreli üyenin yanısıra, hâlâ gelişmemiş çok hücreli üyeler mevcuttur. Ancak bir çok
nedenden dolayı, yeşil algleri, protistayı bitkiler aleminden ayıran bir sınıflandırma sistemine koymak zordur. Yeşil alglerdeki bir hücrelileri ayrı bir alem, çok hücrelileri ise başka bir alem olarak düşünmek açıdan anlamsızdır. Bu nedenle, biz, bu grubun tümünü gerçek bitkiler olarak inceleyeceğiz. Bu yaklaşım, gen dizisi analizleri ile de uygunluk göstermektedir. Bir hücreli yeşil alglerin bir temsilcisi olarak Chlamydomonas, yeşil algler içinde en iyi incelenmiş cinstir. Bu cinse ait türlerin çoğu, içinde su bulunan hendeklerde, havuzlarda, diğer tatlı su ortamlarında ve toprakta yaygın olarak bulunur. Organizmaların her biri, büyük ölçüde glikoproteinden oluşmuş bir hücre çeperine sahip, oval bir haployit hücreden oluşur; çeperinde selüloz bulunmayan diğer bir çok yeşil algden farklılık gösterir. Hücrenin uç kısmında, eşit uzunlukta iki kamçı ve hücrenin yarısı ya da üçte ikisini kaplayan kadeh şeklinde büyük bir kloroplast bulunur. Kloroplastın içkısmında daha çok, yüksek bitkilerin granasındaki gibi yığınlar halinde düzenlenmiş çok sayıda klorofil taşıyan lamel bulunur.

Kloroplastın kaide kısmında bulunan büyük bir pirenoyit, nişasta sentezinde iş görür. Kloroplastın içinde, organizmanın ışığa yönelimin düzenleyen (ancak bu tip davranış için çok gerekli de değildir) bir stigma ya da göz beneği de bulunur. Hücre içinde, yüksek bitkilerin olgun hücrelerinde görülen, büyük bir merkezi koful bulunmaz. Kamçıların kaidesinin yakınındaki iki küçük kontraktil koful, ardışık ve ritmik olarak boşaltım yapar.

Kaynakça:
Biological Science; James L. Gould, William T. Keeton

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :