Trigliserit Nedir, Neden yükselir? Yüksekliği Zararlı mıdır, Düşürmek İçin Neler Yapılabilir?

Besin olarak yediğimiz her şey ya sindirilerek ya da sindirilmeye gerek kalmadan kana geçer. Bazı maddeler karaciğere giderek depolanır, bazıları zararlıysa yine karaciğer tarafından daha az zararlı hale getirilmeye çalışılır. Kanda bulunan maddeler belli bir miktarı geçmemelidir. Aksi halde bazı sağlık sorunlarına neden olacaktır. Kanda bulunan başlıca sindirim ürünleri glikoz ve trigliseritlerdir. Bunların dışında daha pek çok madde bulunur. Trigliserit denilen maddeler yağların esas bileşenidir. 3 yağ asidi ile 1 gliserolün birleşmesi trigliserit denilen doğal yağları oluşturur. Trigliseritler bitkisel kaynaklı olabileceği gibi hayvansal kaynaklı da olabilir. Yemeklere koyulan margarin, tereyağı, zeytinyağı, mısır özü yağı trigliserit yapıdadır. Bitkisel yağlar veya trigliseritler genellikle oda sıcaklığında iken sıvı, hayvansal trigliseritler katı haldedir. Bitkisel yağların yapısındaki yağ asitleri doymamış ( hidrojen bakımından fakir) , hayvanların yapısındakiler ise doymuştur.

Kandaki Yağların Yükselme Sebepleri

Deri altındaki depo yağlar besinlerle vücuda giren yağlardır. Sindirilen yağların yapıtaşları ince bağırsaktan emilerek epitel hücrelerine geçer. Hücre içinde yeniden sentezlenip apoprotein ve kolesterolle beraber şilomikron adı verilen yapıları oluşturur. Kandaki trigliseritlerin artışı şişmanlık, obezite, arterioskleroz, atar damarların iç yüzeyinde plak oluşumu ve kalp krizine (miyokardial enfarktüs) neden olabilir. Ne kadar yağlı besin tüketirsek kanımızdaki trigliserit miktarı o oranda artar. Alkol kullananlarda da kan yağları artmaktadır. Kan yağlarının artışına fazla tüketilen nişasta, pirinç, patates, un, şeker gibi karbonhidratlar da sebep olmaktadır.
Kanda yüksek oranda doymuş yağ bulunuyorsa karaciğer bu yağları kolesterole dönüştürür. Dolayısıyla kanda yağ oranı yüksekse kolesterol de artacaktır. Tüketilen besinlerle alınan enerji fazla olursa vücutta harcanamayacak trigliseritlere çevrilip yağ dokuda depolanacaktır. Yağ doku hücreleri yağ oranı arttıkça şişerek büyüyecek, kişiler de kilo almış olacaktır. Dokularda depolanmayan ve fazla olan trigliseritler ise dolaşım sisteminde kalacak, kötü kolesterol denilen LDL ( düşük yoğunluklu lipoprotein) artacak ama iyi olan, yüksek yoğunluklu bir lipoprotein olan kolesterol (HDL) azalacaktır. Yüksek kalorili besinlerin tüketilmesi bu açıdan sakıncalıdır.

Kalp Krizinde Trigliseritlerin Rolü

Genellikle yüksek kolesterol seviyesinin kalp krizine ve felç geçirmeye sebep olduğu düşünülse de tek sorumlu kandaki kolesterol değildir. Total kolesterolün normal olmasına rağmen trigliserit miktarının fazla olması kalp krizi üzerinde daha etkin olup yaklaşık olarak iki kat artırabilmektedir. Metabolik sendromlu ve diyabetli kişilerin kanındaki trigliseritler daha fazla olmaktadır. Bazı böbrek hastalıkları ve tiroit bezinin tembel olması trigliserit miktarını artıran diğer sebeplerdendir. Büyük göbekli, bel etrafı geniş, fazla kilolu kişilerin kanında trigliserit oranının fazla olmasına sık rastlanır.

Trigliserit Ölçümü Ve Yüksekliği

Trigliserit miktarı ölçülecekse 24 saat içinde alkol almamak, ağır yağlı ve şekerli yemekler yememek ve ölçüm için laboratuvara 12 saat aç durumdayken gitmek gerekir. Sağlıklı kişilerde açlık durumundaki trigliserit miktarı erkeklerde 40 ile 160 mg/dl olmalıdır. Kadınlardaki normal değerler ise 35”135 mg/dl arasındadır. Normalin altında ya da üstünde olan durumlar zararlı olup araştırmayı gerektirir. Kandaki trigliserit değerleri 200 mg/dl’ye kadar normal kabul edilir. Trigliserit oranı 200 ile 400 mg/dl arasında çıkarsa sınırda ama yüksek, 400 ile 1000 mg/dl arasındaysa yüksek, 1000 mg/dl’nin üzerinde olursa çok yüksektir. Kandaki trigliserit değerinin 200”300 mg ve daha üstünde olması durumunda beyin damarları tıkanabilmekte, buna bağlı olarak da felç riski artmaktadır. On iki saatlik bir açlıktan sonra verilen kan örneğindeki trigliserit miktarı 1000 mg geçiyorsa bu durum pankreas bezinin iltihaplanmış olabileceğini düşündürür. Pankreas hücrelerinin zarar görmesi diyabeti beraberinde getirir. Yüksek trigliserit seviyeleri kalp ve damar hastalıklarının, damar sertliğinin, inmenin ( felç), stres, depresyon ve tansiyon dengesizliği gibi çok sayıda ciddi sorunun sebebidir. Bu yüzden kesin teşhis koyabilmek ve uygun tedaviye başlamak amacıyla trigliserit oranı yüksek çıkan kişilere birkaç defa daha ölçüm yaptırılır.

Trigliseritlerin Tamamı Zararlı Mıdır?

Vücuttaki trigliserit miktarı ancak normalin üzerinde olursa zararlıdır. Öyleyse trigliseritlerin ne gibi yararları olduğu sorusu akla gelecektir. Öncelikle yağların hücre zarına katıldığı söylenmelidir. Deri altında toplanan trigliserit yani yağların vücudu soğuğa ve iç organları darbelere karşı koruma görevi de bulunmaktadır. Yağlar protein ve karbonhidratlardan daha fazla enerji verir. Ancak enerji kaynağı olarak hücreler öncelikle karbonhidratları kullanır, yağları depolar ya da farklı işlerde kullanır. A,D,E ve K vitaminleri de ancak yağda eriyerek etkili olurlar. Ayrıca trigliseritlerin kan yoğunluğunu ayarlamak, proteinlerin etkinliğini artırmak, inorganik maddelerin dengesini korumaya yardımcı olmak gibi görevleri de bulunmaktadır.
Trigliseritlerin bazı çeşitleri insan vücudunda sentezlenemediğinden ancak besinlerle alınmalıdır. Bunlar esansiyel (temel) yağ asitleridir. Sağlıklı yaşayabilmek için beslenmede yağlara ve karbonhidratlara ağırlık vermeyip bir dengenin tutturulması gerekir. Örneğin fast food tipi beslenme sağlıksızdır. Organik, aşırı yağ kullanmadan hazırlanan geleneksel ev yemekleriyle, akdeniz türü beslenme sağlık açısından en doğrusudur.

Trigliserit Düzeyini Artıran Faktörler Nelerdir?

Trigliserit yüksekliğinin sebebi sadece yanlış beslenme değildir. Bazı böbrek sorunları, pankreas iltihapları, şeker hastalığı, gebeliği önleyici hapların kullanılıyor olması, ağır enfarktüs geçirilmesi, glikojen depo hastalığının bulunması, kortizon kullanılması, tiroit bezinin çalışmasındaki yetersizlikler, gebelik gibi çeşitli durumlarda da kan yağlarında artış görülebilmektedir. İdrar söktürücü ilaçlar, tansiyon ilaçları ve bazı kalp hastalığı ilaçları da trigliserit seviyesini yükseltebilir. İlaçların kullanımı bırakıldığında trigliserit seviyesi normale iniyorsa ayrıca trigliserit düşüren bir ilaç kullanılması gerekmemektedir.

Trigliserit Yüksekliği Belirti Verir mi?

Bazı hastalıklar belirti verse de trigliserit yüksekliği belirti vermeyip sinsice ilerler. Baş ağrılarının sık yaşanması, tansiyondaki dengesizlik durumu, vücutta ağırlık hissedilmesi, ense kökündeki tuhaf hisler trigliserit yüksekliğinden şüphelenmeyi gerektirir. Bu belirtiler de ancak trigliserit seviyesi çok yükseldiğinde ortaya çıkabilir. Şüpheler hastaları doktora, doktorlar da hastaları kan tahlili için laboratuvara yönlendirecektir. Trigliserit yükselmesi genetik sebeplere bağlıysa ksantoma adı verilen deri altında özellikle diz ve dirsek kısımlarında nodül biçiminde yağ birikimi oluşabilir. Bazı durumlarda trigliserit yüksekliğinin pankreas iltihabına yol açtığı da bilinmektedir. Böyle bir durumda ani gelişen şiddetli karın ağrıları, iştah azalması, bulantı, kusma, ateşin yükselmesi gibi bazı şikâyetler görülebilir.

Trigliserit Seviyesini Düşürmek İçin Neler Yapılabilir?

Trigliserit yani yağlar vücutta yapılabildiği gibi genellikle besinlerle alınmaktadır. Kanındaki yağ seviyeleri yüksek olan kişiler karbonhidrattan, hamur işlerinden, poğaça, pasta, börek, ekmek gibi besinlerden, şekerden, gazlı içeceklerden, kızartmalardan, cipsten, masum zannedilen ve hazır satılan ambalajlı meyve sularından uzak durmalıdır. Sebze, meyve ağırlıklı beslenmek, alkol almamak, Omega 3 içerikli besinler tüketmek gerekir. Kan sulandırma ve trigliserit düşürme özelliğine sahip olan Omega 3 adlı doymamış yağ asitleri insan vücudunda yapılamadığından mutlaka dışarıdan besinlerle alınmalıdır. Somon, sardalye, uskumru, hamsi, lüfer gibi balıklar Omega 3 zengindir. Ceviz, badem, fındık, semizotu, avokado, keten tohumu da Omega 3 içerir.

Eğer trigliserit yüksekliği yaşayan kişi kilolu ise zayıflamalı, normal kilosuna inmelidir. Mutfaklarda da margarin kullanmak yerine zeytinyağı tercih edilmelidir. Haftada iki gün fasulye, mercimek, börülce, nohut gibi kuru baklagiller tüketilmeli, lifli besinler beslenme listesinde yer almalı, beyaz ekmek diyetten çıkarılıp yerini tam tahıllı ekmekler almalıdır. Yoğurt, peynir ve sütün az yağlı ya da yağsız olanları tüketilmeli, tavuk derisiz şekilde pişirilmeli, etin de mümkün olduğu kadar yağsız olmasına dikkat edilmelidir. Bol su tüketmek de sağlık açısından önemlidir. Yaşama hareket katmak, spor yapmak, en azından haftanın birkaç günü yarım saatlik yürüyüşlere çıkmak bile hastaları rahatlatacaktır. Genellikle trigliserit yüksekliği genetik değilse diyetle bazen birkaç gün içinde düşmektedir. Yapılan diyetlere rağmen trigliserit seviyesi düşmüyorsa doktorla yeniden konuşulmalı, sebebin ne olduğu bulunmalı ve ne yapılabileceği öğrenilmelidir.

Trigliserit Yüksekliğinin Tedavisi

Trigliserit seviyesi yüksek olanlar bazen ilaç kullanılarak bazen de ilaç kullanmadan tedavi edilir. Buna doktorlar karar verir. Hastalara yaşam şeklinde değişiklikler yapmak, beslenme düzenini yeniden gözden geçirmek, düzenli ve dengeli beslenmek, trigliserit düşürücü besinleri diyet listesine ilave etmek ve egzersiz yapmak önerilir. İçenlerin de sigarayı bırakması sağlığa olumlu katkılarda bulunacaktır.

Kaynakça :

http://www.dogalveguzel.com/trigliserid-nedir-trigliserid-neden-yukselir-trigliserid-nasil-dusurulur.html
http://www.sagliksifa.com/616-Trigliserit.html

Trigliserid Nedir Nasıl Düşürülür?

    Yazar : Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :