Günümüzde, piyasada bulunan büyük miktarlarda balık çeşitleri zararlı sağlık etkilerine yol açabilecek toksik kimyasal maddeler içermektedir. Bu kimyasallardan biri cıva. Yüksek oranda cıva içerenler genellikle ton balığı gibi büyük balıklardır. Cıva oranları balıkların yaşam süreleri ile doğru orantılıdır. En az miktarda cıva içerenler hamsi gibi küçük balıklardır. Hamsi az cıva ama bol besin içeren bir balıktır.

Hamsi ve Sardalye Tamamen Farklı İki Balıktır

Hamsiler ve sardalyeler bazı benzerlikler taşısa da bu iki küçük tuzlu su balığı arasında bazı büyük farklılıklar vardır. Hamsi ve sardalye renk, boyut gibi özellikleri bakımından birbirinden ayırt edilir ancak bunların dışında bu balıkların her ikisi de besin bileşenleri ile doludur, daha büyük balık türlerinde bol miktarda bulunan zararlı kimyasalları içermez.

Sardalyeler

Clupeidae familyasında yer alan sardalye, adını İtalya’nın Sardunya adasından alan bir tür küçük ve yağlı bir balıktır. Genellikle Atlantik ve Akdeniz sularında, haziran ile kasım ayları arasında bol miktarda bulunurlar. Çeşitli sardalye cinslerinden bazıları aşağıdadır:
*Avrupa sardalyesi ya da gerçek sardalye ( Sardina pilchardus )
*Yuvarlak sardalye ( Sardinella aurita )
*Hint yağı sardalyesi ( Sardinella longiceps )
*Altın şerit sardalye (Sardinella gibbosa)
*Güney Amerika sardalyesi ( Sardinops sagax)
*Gökkuşağı sardalyesi (Dussumieria acuta)
*İnce gökkuşağı sardalyesi (Dussumieria elopsoides)
*İnce beyaz sardalye (Escualosa elongata)
*Beyaz sardalye (Escualosa thoracata)
Hamsileri sardalyelerden ayırt etmenin en kolay yolu renkleridir. Sardalyeler hamsilerden daha açık bir renk tonuna sahiptir ayrıca vücutlarında yuvarlak koyu lekeler vardır. Sardalyeler beyaz etleri ve genellikle hafif çıkıntılı alt çeneleri ve daha az belirgin tatlarıyla tanınır. Sardalye daha büyüktür, olgunluk dönemindeki sardalyeler 12 ila 20 santimetre uzunluğunda olabilir. Sardalyelerin tazeyken en sık kızartılması ya da ızgarası yapılır ya da konserve halinde alınarak yemeklerde kullanılır.

Hamsiler

Hamsiler Pasifik’te bol miktarda bulunan küçük yağlı bir balıklardır ve sardalyeler gibi genellikle sürüler halinde yaşarlar. Pasifik dışında Atlantik ve Hint Okyanusu’na yayılan, tümü Engraulidae familyasına üye olan 140’dan fazla türü bulunur. Bunlardan birkaçı aşağıdadır:
*Engraulis encrasicolus (Türkiye sularında yaşayan Avrupa hamsisi)
*Engraulis australis (Avustralya hamsisi)
*Engraulis mordax (Kaliforniya hamsisi)
* Engraulis anchoita (Arjantin hamsisi)
*Engraulis japonicus (Japon hamsisi)
*Engraulis ringens (Peru hamsisi )
* Engraulis eurystole (Gümüş hamsi)
Hamsilerin sürüler halinde bulunması büyük miktarlarda avlanmalarını kolaylaştırır ve hamsi avlamak için en popüler yerlerden biri Akdeniz’dir. Hamsiler bu yüzden Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika mutfaklarının önemli bir parçasıdır. Hamsiler yeşilimsi bir renk tonuna sahiptir ve hatta ışığı yansıttıklarında mavi görünebilir, gözleri sardalyelerin gözlerinden daha büyüktür. Hamsilerin etleri sardalyelerden daha koyu, kırmızımsı-gri renktedir ve genellikle uzunlukları 15 cm’den azdır. Sardalyelerden daha küçük ve ince olan hamsiler plankton ve yumurtalardan çıkan küçük balıkları yiyerek beslenir. Günümüzde hamsi birçok yerde taze, konserve edilmiş veya kurutulmuş halde bulunur. Doğru bir şekilde hazırlanırsa lezzeti ve yararları artar. Hamsilerin kızartması ve buğulaması dışında çorbası da çok lezzetlidir. Ülkemizde pek bilinmese de İtalya gibi bazı ülkelerde hamsili ve sardalye etli pizzalar ve sandviçler sevilmekte ve çok tüketilmektedir. Ülkemizde gırgır tekneleriyle büyük miktarlarda avlanan hamsilerin bir kısmı balık unu üreten fabrikalarda kullanılmaktadır.

Hamsilerin Lezzeti ve Besin İçerikleri

Lezzet bakımından hamsiler sardalyelerden daha yoğun bir tada sahiptir. Her iki balık türü de besleyici olarak değişen miktarlarda sağlıklı yağ asitleri, protein, B vitaminleri ve potasyum sağlar. Sardalye, omega–3, B12 ve demir bakımından, hamsi ise kalsiyum, fosfor ve D vitamini bakımından daha zengindir ancak aralarındaki farklar birinin diğerinden daha iyi olduğu anlamına gelmez. Her ne kadar hamsi küçük ve sadece lezzeti arttırmak için tariflere dahil edilmiş olsa da aslında yüksek miktarda mineral ve besin içerir. Bir yemeğe az miktarda hamsi eklemek bile besinsel içeriğini artırabilir.

Hamsilerden Sağlanabilecek Faydalar

İşte Karadenizlilerin çok tükettiği hamsi denilen bu küçük balıklardan sağlanabilecek faydalardan bazıları:

Kardiyovasküler Hastalık Riskini En Aza İndirir

Hamsi, yüksek miktarda omega–3 yağ asitleri, iltihaplanmayı ve kardiyovasküler hastalıkları önlemeye yardımcı olan sağlıklı doymamış yağlar, kan basıncını ve dolaşımını düzenleyen temel mineraller olarak iyi miktarda kalsiyum ve magnezyum içerirler. Niasin içeriği de kolesterol ve trigliseritlerin düşürülmesine katkıda bulunur.

Niasin ve B–12 Vitamini Sağlar

Diyete hamsi eklenerek vitamin alımını artırılır. Hem niasin hem de B–12 vitamini sağlıklı sinir sistemi fonksiyonunun korunmasında rol oynar. Düşük niasin seviyeleri depresyon, yorgunluk ve kafa karışıklığına neden olurken, B–12 vitamin eksikliği bilişsel işlevi ve dokunma duyunuzu olumsuz yönde etkileyen sinir hasarına neden olur.

Selenyum ve Kalsiyum Sağlar

Beslenmeye hamsi eklemek mineral alımını artırır, önemli miktarda kalsiyum ve selenyum sağlar. Kalsiyum kemik yoğunluğunun korunmasındaki rolü ile tanınmaktadır ancak kasların ve sinir hücrelerinin çalışmasına da yardımcı olur. Selenyum, tiroit bezinin hormon üretmesi ve kan damarı fonksiyonu da dahil olmak üzere çeşitli fizyolojik işlemlerde yer alan enzimleri aktive eder.

İskelet Sağlığını Artırır

Bu tür balıklar vücudun kemik sağlığını ve kemik gelişimini sürdürmesine ve geliştirmesine yardımcı olan kalsiyum, magnezyum ve fosfor içerir.

İyi Bir Demir Kaynağıdır

Hamsi zengin bir demir kaynağıdır. Demir, vücuttaki oksijenin taşıyıcısı olarak bilinir ancak hücrelerin enerji üretmesi ve beyaz kan hücrelerinin bakterileri öldürmesine yardımcı olması için de gereklidir. Taze, 20 gram hamsi erkekler için önerilen günlük alımın yüzde 12’sini ve kadınlar için yüzde 5’ini karşılar.

Doku ve Hücre Onarımına Yardımcıdır

Hamsilerde hücre metabolizması ve doku onarımı için gerekli olan proteinler bol miktarda bulunur. Bu özelliği hasar veya yaralanma olduğunda vücutta iyileşme etkisinin tetiklenmesine yardımcıdır.

Kilo Kaybına Yardım Eder

Hamsinin kalorisi düşük, protein oranı yüksektir. Yüksek miktarda protein tok hissedilmesini sağlar, kalori alımını sınırlayan bir vücut tepkisini tetikler.

Hamsi Nasıl Temizlenir?

Taze hamsi satın alınırken parlak gözleri olanlar seçilmelidir. Hamsi üzerindeki lekeler normaldir. Taze hamsiler aynı gün pişirilmeli, bekletilmemelidir çünkü diğer balık türlerinden daha hızlı bozulur. Alınan balıkların temizliği aşağıdaki gibi yapılmalıdır:
*Hamsi soğuk su altında yıkanmalıdır.
*Pulları geriye doğru (kuyruktan kafaya doğru ) bir tereyağı bıçağıyla çıkarılmalı, bu işlem bir kase buzlu su içinde veya akan soğuk su altında yapılmalıdır.
*Hamsilerin kafalarını kesilmeli ya da koparılmalıdır, karnı yarılıp tüm bağırsakları çıkarılmalı ve karın için akan suda yıkanmalıdır.
Taze hamsiler temizledikten ve hazırladıktan sonra marine edilebilir, kısa bir süre buzdolabında korunabilir veya farklı yemeklere eklenebilir. Tuzlanmış hamsi fileto haline getirilebilir ancak etlerinin parçalanması için dikkatli olunmalıdır. Hamsiler konserve şeklinde de alınıp tüketilebilir. Tuzlanmış hamsi satın alınmışsa önce yıkanarak tuzundan arındırılmalıdır. Hala tuz kalabileceği için süt, su veya beyaz şarap dolu bir kapta süresi yaklaşık 15 dakika ila 30 dakika bekletilmeli, daha sonra etleri nazikçe kemiklerinden ayrılmalıdır. Bu şekilde hazırlanan tuzlu hamsiler makarnalara, salatalara, ekmeklere eklenebilir. Konserve hamsi de benzer şekilde değerlendirilir. Açılmamış konserve hamsi bir yıllık raf ömrüne sahiptir. Kutu bir kez açıldıktan sonra kapalı bir kapta buzdolabında saklanmalıdır.

Hamsi İle Neler Yapılabilir?

Hamsi Türkiye’de Kasım ve Mart ayları arasında yenir. Genellikle kızarmış, ızgara, buğulama, köfte, döner ve pilav olarak tüketilirler. Hamsi farklı ülkelerde değişik şekillerde kullanılmaktadır. İşte o kullanım şekilleri:
*Hamsi, Roma döneminde fermente balık sosunun temeli olarak kullanılmıştır.
*Hamsi bir afrodizyak olarak çiğ de yenilmiştir.
*Filipinliler ve Malezyalılar kurutulmuş hamsi kullanır.
*Kurutulmuş hamsilerin özellikle Tayland mutfağında yağda kızartılması ile popüler aperatifler oluşturulur.
*Asya’nın Kore ve Japonya gibi diğer bölgelerinde güneşte kurutulmuş hamsi zengin bir çorba üretmek için kullanılır.
*Tayland’da hamsilerden balık sosu yapılır.
*Taze ve kurutulmuş hamsi, Kerala ve diğer Güney Hint eyaletlerindeki mutfağın popüler bir parçasıdır ve ucuz bir protein kaynağıdır. Taze hamsi kızartılmış veya köri baharatı ilave edilerek yenir.

Hamsinin Tehlikeleri

Hamsi, çok çeşitli besin içermesine ve yararlı olmasına rağmen bazı dezavantajlara da sahiptir. Eğer konservesi kullanılacaksa fazla sodyum içerdiği unutulmamalıdır. Konserve hamsinin 30–55 gramı sodyum için önerilen günlük değerin yüzde 69’unu içerir. Sodyum bakımından çok yüksek oldukları için konserve hamsi, kalp ve damar hastalıklarına ve böbreklere zarar verebilen yüksek tansiyona katkıda bulunur. Hamsilerdeki sodyum miktarını azaltmak için fazla tuzları yıkanarak giderilmeli veya yemek için taze hamsi tercih edilmelidir. Tuz alımını azaltmak özellikle yüksek tansiyon için yararlıdır.
Çiğ hamsi yemek parazit enfeksiyon riskini artırır. Pişmiş veya konserve hamsi kadar yaygın olmasa da çiğ hamsi dünya çapında sofralarda yer alan temel bir maddedir. Örneğin, sirke ile marine edilmiş çiğ hamsi içeren geleneksel bir İspanyol yemeğidir. Sirkede bekletilen hamsi Türkiye’de de kullanılan bir mezedir. Çiğ hamside bulunabilen bazı parazitler karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtilere neden olabilir. Tehlikelerden korunmak için hamsiler her zaman güvenilir bir kaynaktan ve tercihen nerede yakalandıkları bilinen yerlerden satın alınmalıdır. Parazitleri öldürmenin en iyi yolu balıkları çiğ yememek, en az 145 derecelik bir sıcaklıkta pişirmek veya balıkları dondurmaktır.
Hamsiler ayrıca sardalye, kabuklu deniz ürünlerinde de bulunan tehlikeli bir nörotoksin türü olan domoik asit de içerebilir. Domoik asit hamsilerin bağırsağında yoğunlaşır ve balık bütün olarak yenirse zehirlenmeye yol açar. Hamsi yedikten sonraki 24 saat içinde bulantı, kusma veya karın krampları gibi semptomlar yaşanırsa derhal tıbbi yardım alınmalıdır.

Nasıl Önlem Alınabilir?

Hamsilere karşı alerjik veya duyarlı olan kişiler tüketmekten kaçınmalıdır. Hamsi yedikten sonra kaşıntı, kurdeşen veya solunum zorluğu gibi belirtiler yaşanırsa derhal yemeyi bırakmak, bir doktorla görüşmek gerekir.
Yüksek tansiyonu olanlar veya düşük sodyumlu diyeti olanlar konserve ya da tuzlanmış hamsi yerken iyice yıkamalı, tuzu azaltmalı ve ölçülü yemelidir.
Hamile kadınlar genellikle gelişimsel gecikmelerin ve fetüsün doğumsal kusurlarının önlenmesi için cıva alımı bakımından uyarılır. Hamsi cıva bakımından düşüktür ve hamilelik sırasında ılımlı miktarlarda yemek güvenlidir. Tüketim sağlıklı, dengeli bir beslenmenin parçası olarak haftada bir ya da iki kez ile sınırlı olmalıdır.

Kaynakça:

https://limenya.com
https://www.faydalari.com
https://foodfacts.mercola.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here