Vücudu dik tutan iskeletimiz ve etrafını saran kaslardır. Tüm sistemlerimiz en başka sinir sistemi olmak üzere birbirleriyle koordineli çalışır. Kemikler sert bir yapıda olsa da bazı darbeler kırılmalarına yol açabilir. Bazen belirgin hiçbir etki olmadan ayak, bacak vb. kemiklerden birinde ağrı hissedilir, kullanılamaz, dayanılmaz noktada geldiğinde hastaneye gidilir. Bir bakarsınız ki stres kırığı teşhisi koyulmuştur. Hastaları şaşırtan bir teşhis olan “stres kırığı” yorgunluk kırığı diye de bilinir. Özellikle ayak ve kaval kemiklerinde ortaya çıkan bu tür kırklar sanıldığından daha çok kişide yaşanmaktadır. Tespiti zor olduğundan geç farkına varılan stres kırıkları uzvun şişmesine ve ağrımasına neden olur. Stres kırıkları topuk kemiğinde, baldır ve uyluk kemiklerinde hatta bel omurgasındaki bazı noktalarda da oluşabilmektedir.

Stres kırıklarının nedenleri

Normal kırıklarda olduğu gibi stres kırıklarında kemiğin iki parçaya ayrılması söz konusu değildir. Kemiklerdeki yıpranmalar mikro düzeydedir. Kadınlarda daha fazla görülmesinin sebebi erkeklerden farklı hormonlara sahip olmalarıdır. Özellikle menopoz döneminde, kadınlık hormonları olan östrojen ile progesteron dengelerindeki bozulmalar ayak tarağı kemiklerinin stres kırığına uğramasına yol açabilmektedir.

Stres kırıkları en fazla ayakta bulunan küçük kemiklerden biri olan naviküler kemikte, ayak tarak kemiklerinin 2. ve 3. sünde, alt baldır kemikleri ve pelvik kemiklerde oluşmaktadır. Bu organların aşırı kullanımıyla ve baskı altında kalmasıyla önceleri oldukça küçük çatlaklar meydana gelmektedir. Bu anlamda stres kırıkları tam bir kemik kırığı gibi değildir. Yürüme, koşma gibi faaliyetler sırasında ayağın anatomik yapısının zorlanması, yanlış bölgeye fazla yük binmesi ile kemikler basınç altında kalmaktadır. Basınç artışı ilerleyen aşamalarda uzun kemik çeşitlerindeki ( kaval ve tarak kemikleri) kemik iliğinde ödem gelişmesine neden olmaktadır. Ödem arttıkça kemik içi basınç da artmakta ve hasta bunu ağrı olarak algılamaktadır.

Kaslar zayıfsa, yorgun kaslara fazla yüklenme olmuşsa, uzun zaman kortikosteroit içeren ilaçlar kullanılmış ve kemikler zayıflamışsa stres kırığı riski yükselebilmektedir.

Teşhisi nasıl yapılır?

Stres kırığı başlamışsa zaman ilerledikçe artacaktır. Ne zaman başladığını anlamak zordur. Organın kullanılmadığı zamanlarda bile ağrılar sürüyorsa ve şiddetlenmeye başlamışsa, buz uygulamasından, ayağı yüksekte tutmaktan ve dinlenmekten sonuç alınamıyorsa tıbbi yardım istenmelidir.

Doktor tarafından ağrıların başka bir sebepten olabileceği de dikkate alınmalı ve hastanın hikâyesi tam olarak alınıp gereken testler yaptırılmalıdır. Stres kırıkları başlangıç aşamalarındayken zor tespit edilir. Normal röntgen çekiminde görülebilmesi için ancak ilerlemiş bir kırık olması gerekir. Ağrı, şişlik gibi şikâyetlerle gelen hastalardan istenen röntgen çekimlerinde başlangıçta stres kırıkları görülemez, filmler normal çıkar. Kemiğe yük binmeye devam ederse mikroskobik düzeydeki hasar ilerleyecek, kemiğin bütünlüğünde kesintiler olacak ve hastanın şikâyetleri artacak, ancak bu durumda iken röntgende kırık saptanabilecektir. Ortopedi doktorunun isteyeceği ileri tetkik olarak MR çekimi, bilgisayarlı tomografi ve kemik yoğunluğu ölçümlerinden alınan sonuçlarda kesin olarak kırıklar görülebilecektir. İyileşme olup olmadığının takibinde de MR kullanılmaktadır.

Kimlerde daha çok görülür?

Daha çok 2035 yaş arasındaki kadınlarda görülen stres veya yorgunluk kırığının sebeplerinden biri çok ayakta kalınmasıdır. Vücuda kaldırabileceğinden daha fazla yüklenilirse, önemsenmeyen ve geçiştirilen küçük travmalar yaşanılırsa stres kırığı başlayabilmektedir. Bu sebeple organlar mümkün olduğunca rahat ettirilmeli, zorlanmamalıdır. Stres kırığının ayakların tarak kemiklerinde ortaya çıktığı düşünülürse giyilen ayakkabıların da önemi vardır. Kullanılacak ayakkabılar doktorun önerilerine uygun olmalı, gerekirse tabanlık kullanılmalıdır.

Ergenlik çağındaki kemikleri henüz tam olarak sertleşmemiş olan çocuklarda da görülebilen stres kırığı riski mevcuttur. Çok fazla yürümek, ağır sporlar yapmak, düztabanlık, uygun olmayan sert ve yıpranmış ayakkabılar kullanmak da stres kırığını başlatan sebepler arasındadır.

Adet görmeyen veya bu dönemini anormal geçiren atletler, menopoz döneminde olan ve kemik kütlesi azalan hanımlar da stres kırığı riski taşımaktadır. Ayrıca günlük yaşantısında yeterli fiziksel aktivitede bulunmadığı halde askere giden erkekler acemi eğitimlerini yaparken stres kırığıyla karşılaşabilmektedir.

Yanlış seçilen bir spor dalı üstelik aşırı tempoyla ve sert zeminde yapılıyorsa, kişinin kilosu, yaşı, ayak ve kas yapısı uygun değilse stres kırıklarıyla sonuçlanabilmekte, sorun bununla kalmayıp bel ağrısı gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Atletizm, uzun mesafeli koşular, basketbol, tenis gibi yoğun spor yapanlarda da görülme sıklığı fazla olan stres kırığı durumunda spor sırasında ağrı yaşanmaktadır. Spora devam edildiği sürece artan bir ağrı varsa durmak ya da tempoyu düşürmek gerekmektedir. Daha öncesinde böyle bir ağrı yaşamamış olanlar artan düzeyde bir ağrıyla karşılaşıyorsa stres kırığından şüphelenmeli ve kesinlikle bir doktora gitmelidir. Doktorlar kırığın başlangıç yerini saptamak için değişik yöntemler kullanacak ve tedaviye geçecektir. Tedavi ihmal edilirse kemiklerdeki zayıf noktalar büyüyecek, ağrı artacak ve ilerleyen zamanlarda kolay kırılır hale gelecektir.

Stres kırığı nasıl belirti verir?

*Kırık bölgede dokunmaya karşı hassasiyetin varlığı
* Ayak bileğinin dış kısmında şişlik görülmesi
* Önceleri az olan, yürüdükçe, ayağı kullandıkça veya vücuda yüklendikçe artan, dinlenmeyle azalan ağrılar
*Geceleri hissedilen ve fazlalaşan ağrılar
* İlerlemiş stres kırığında dinlenme anındayken bile yaşanan ağrılar
*Bazı kişilerde bölgesel morluklara rastlanması

Nasıl tedavi edilir?

Stres kırığı olabileceğinden şüphelenilmişse öncelikle istirahat edilmesi, aktivitelerin durdurulması gerekir. Ağrıyan, kırığın olduğu bölgeye günde 2 defa buz uygulaması yapılmalıdır. Buz çıplak deriye dokundurulmamalı, bir poşet içindeki buz ince bir tülbent ya da havlu üzerinden uygulanmalıdır. Buzun cilde direk teması cilt yanıklarına sebep olmaktadır. Uygulamadan önce cildin kuru olduğundan emin olmak gerekir. Her ihtimali göz önüne alarak ciltte kızarıklık görüldüğünde buz kompresi sona erdirilmelidir. Kırığın olduğu ayak kalp seviyesinden yüksekte tutulmalı, şişlik ve ağrı giderici ilaçlar doktor tavsiyesine uyularak alınmalıdır.

Stres kırığı olan bir hasta ayağını koruyan, yumuşak, sıkmayan doğru bir ayakkabı seçmeli, ilk 3 hafta kesin olarak istirahat etmelidir. Burada amaç kemiklere binen yükü ortadan kaldırmak ve kemik içindeki basıncı azaltabilmektir. İlk 3 haftadan sonra ayağa biraz yük verilebilir. Bu arada ayak tamamen hareketsiz kalmamalı, fizik tedavi uygulanarak kas gücü yerinde tutulmalıdır. Bu çarelerin dışında doktor gerek duymuşsa ayağın alçıya alınmasını isteyebilmektedir.

Normal denilen kırıkların alçıya alınması ile iyileşmesi 1 ay kadar sürmekte iken stres kırıklarının iyileşme süreci daha uzun olabilmektedir. Bazı kişilerde ancak 3 veya 4 ayda iyileşen stres kırıklarına rastlanabilmektedir. Tedavi sürecinde kırığın olduğu ve hırpalanan bölge dinlendirilmektedir. Vücudun kendini tamir edebilmesi için üzerine binen yüklerin ve travmaların kalkması gerekir. Alçılı ayakla belli bir süre iyileşmeyi bekleyen hasta kırık olan ayağını zorlamamalı, üzerine basmamalı, koltuk değneğinden destek almalıdır.

Kırıkların kaynamasından sonra hemen yoğun aktivitelere geri dönülmemeli, bu geçişin kademeli olmasına dikkat edilmelidir. Stres kırığı yaşayan hastalarda daha sonra başka stres kırıklarının da oluşma ihtimali vardır. Bu noktada koruyucu önlemler devreye girmelidir.

Beklenen süre içinde kemiklerde kaynama olmuyorsa veya oldukça yavaşsa başka tedavi yöntemleri de denenecektir. Ses dalgalarının kullanıldığı ultrasonla şok dalgaları verilerek(ESWT) iyileşme bölgesindeki dokular uyarılmaya çalışılır ve süreç hızlandırılır. Bir başka yöntem de PRP adlı uygulamadır. Bu uygulamada da kişiye kendi kanındaki trombositler ( kan pulcukları) verilerek yükleme yapılır ve kemik dokusu iyileşmek üzere zorlanmış olur. Kök hücre tedavisi kapsamında kalça bölgesindeki kemiklerden alınan kemik iliğinin stres kırığı bulunan bölgeye enjekte edilmesi de iyileşmeyi desteklemekte, hızlandırmaktadır.

Uygulanan tüm tedaviler genellikle % 80 olumlu sonuç vermekte ve kırık bu oranda iyileşmektedir. Eğer kemiklerde kaynama olamıyorsa cerrahi yöntemlere başvurulması gerekecektir. Örneğin 5. ayak parmağındaki tıpta John’s kırığı denilen stres kırığında iyileşme çok zordur ve cerrahi müdahale gerektirmektedir.

Stres kırığına karşı alınabilecek önlemler

Stres kırığı oluştuktan sonra tedavisi çok da kolay değildir, tam iyileşme olmayabilir veya kronik bazı sıkıntılara yol açabilir. Bu nedenle kırık oluşmaması için bazı önlemler alınmalıdır. Bu önlemlerden bazıları aşağıdadır:
*Ayakta çok fazla kalınmamalıdır.
*Spor yapılacaksa ayakkabı seçimi önemsenmeli, kullanılacak ekipman doğru olmalıdır.
*Düztabanlık, dışa veya içe basma durumlarında kemiklerin üzerine binen yük artmaktadır. Bu kişiler özel tabanlığa sahip ayakkabılar giymelidir.
*Spor yapılırken önce esneme, gerdirme gibi ısınma hareketleri yapılmalı, birdenbire yoğun tempolu spora geçilmemelidir.
* Sağlıklı kemikler için kalsiyum bakımından zengin besinler tüketilmeli, D ve C vitaminleri alınmalı, düzenli beslenilmelidir.
*Spor yapan bir kişide şişme, ağrı gibi tekrarlayan şikâyetler ortaya çıkarsa faaliyet hemen durdurulmalı, dinlenme moduna geçilmeli hatta spora birkaç günlük ara verilmelidir. Daha sonra tekrar aynı durum yaşanırsa kesinlikle bir ortopediste gidilmelidir.
*Stres kırığı riskini artıran değil, bisiklet kullanma ve yüzme gibi azaltan sporlar seçilmelidir.

Kaynakça:

Stres Kırığı Belirtileri ve Tedavisi

5. Metatars Kırıkları


https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/yanlis-ayakkabi-secimi-stres-kirigi-nedeni/

Stres Kırığı


http://www.omurgasagligimerkezi.com/omurga-stres-kirigi/

Yazar:Müşerref Özdaş

 

Editör : Suna Korkmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here