Fibromiyalji ve Tedavi Yöntemleri

Fibromiyalji, uzun süreli devam eden bir kronik bir hastalık demektir. Kaslardaki ve kemiklerdeki yaygın ağrı, hassasiyet alanları ve genel yorgunluk ile ilişkilidir. Bu gibi belirtiler öznel olarak kabul edilir. Testlerle belirlenemez ve ölçülemezdir. Semptomları kişiden kişiye değişiklik gösterir ve belirgin bir nedeni bilinmemekle birlikte, fibromiyalji sıklıkla başka bir hastalık olarak yanlış teşhis edilmektedir.

Bu bozukluk için tekrarlanabilir, objektif testlerin olmaması, bazı doktorların bu bozukluğu tamamen sorgulamasında rol oynamaktadır. Tıp çevrelerinde şimdiye kadar olduğundan daha yaygın kabul görmesine rağmen, bazı doktorlar ve araştırmacılar fibromiyaljiyi gerçek bir durum olarak görmemektedirler. Ağrılı semptomları kabullenmeye yönelik bir mücadeleden kaynaklanan depresyon riskini de arttırmaktadır.

Araştırmacılar fibromiyaljiyi anlamak için araştırmalar yapmaktadırlar. Geçmişte birçok doktor, insanların bu algılanamayan ağrıyı, reçeteli ağrı kesici ilaç bulmak için bir bahane olarak kullanabileceğinden endişe etmişlerdir. Doktorlar, yaşam biçiminin değiştirilmesinin bu durumu tedavi etmede ve yönetmede ilaçtan daha iyi olabileceğini belirtmektedirler. Doktorlar bu tanıyı kabul etmeye ne kadar erken başlarsa, tıp camiası fibromiyaljiyi etkili şekilde tedavi etmek için daha fazla olasılık kazanacaktır.

Fibromiyalji genellikle hassaslık alanlarına, tetik noktaları veya hassas noktalar olarak adlandırılan alanlarla ilişkilendirilir. Bunlar vücutta hafif basınç ile ağrıya neden olabilecek yerlerdir. Günümüzde bu noktalar nadiren fibromiyalji teşhisi için kullanılmaktadır. Bunun yerine, doktorlar olası tanı listelerini daraltmanın bir yolu olarak kullanılabilirler. Doktorlar, bir nedeni belirlemelerine yardımcı olmak için diğer tutarlı semptomların kombinasyonunu kullanmaktadır.

Bu tetikleyici noktalardan kaynaklanan ağrı, vücudun birçok alanını etkileyen tutarlı bir ağrı olarak da tanımlanabilir. Bu ağrının en az üç ay yaşanması halinde doktorlar bunu fibromiyaljinin bir belirtisi olarak göreceklerdir. Bu bozukluğu olan insanlar da, yorgunluk, uyku problemi, uzun süre uyku, baş ağrısı, depresyon, kaygı, odaklanamama veya dikkat etmede zorluk, vücutta ağrılar ve net görememe. Belirti beyin ve sinirlerin yanlış anlama veya normal ağrı sinyallerine aşırı tepki vermesinin bir sonucu olabilmektedir. Bunun nedeni beynin kimyasal bir dengesizliğinden kaynaklanmaktadır.

Tetik nokta nedir?
Bilinen 18 tetikleme noktasından en az 11 tanesinde yaygın ağrı ve hassasiyet bulunuyorsa, kişi fibromiyalji tanısı almış demektir. Doktorlar, bu noktaların kaçının sıkı sıkıya basılarak acı çektiğini kontrol etmektedir. Ortak tetik noktaları şunlardır; baş arkası, omuzların üstleri, üst göğüs kafesi, kalçalar, dizler, dış dirsekler.
Tetik noktası fibromiyalji için tanı odak noktası değildir. Bunun yerine doktorlar üç aydan uzun süredir yaygın ağrı yaşandığının rapor edilmesi ve ağrıyı açıklayabilecek teşhis edilebilir tıbbi bir durum yoksa teşhis koymaktadırlar.

Fibromiyalji nedenleri nelerdir?
Tıbbi araştırmacılar ve doktorlar, fibromiyaljiye neyin neden olduğunu bilmemektedir. Bununla birlikte, yıllardır süren araştırmalar sayesinde neden olan faktörleri anlamaya çok yakındırlar. Nedenleri adına bazı etkenler bulunmaktadır. Bu etkenler şunlardır;

Enfeksiyonlar: Daha önce yaşanan bir takım hastalıklar fibromiyaljiyi tetikleyebilir veya durumun semptomlarını daha da kötüleştirebilir.

Genetik: Fibromiyalji genellikle ailelerde bulunur. Bu koşulu taşıyan bir aile ferdiniz varsa, onu geliştirme riski daha yüksektir. Araştırmacılar, bu durumda belirli genetik mutasyonların rol oynayabileceğini düşünmektedirler. Fakat bu genler henüz tanımlanmamıştır.

Travma: Fiziksel veya duygusal travmalar geçiren insanlar fibromiyaljiyi geliştirebilirler. Durum travma sonrası stres bozukluğu ile bağlantılı olabilmektedir.

Stres: Travma gibi stres, vücudun aylarca ve yıllarca uğrayacağı uzun süreli etkiler oluşturabilmektedir. Stres, fibromiyaljiye katkıda bulunabilecek hormonal bozukluklarla bağlantılıdır.

Doktorlar, aynı zamanda, kişilerin durumla ilişkili kronik yaygın ağrı yaşatabilecek faktörleri tam olarak anlamamaktadırlar. Bazı teoriler, beynin ağrı eşiğini düşürdüğünü düşündürmektedir. Bir zamanlar acı çekmeyen olan zaman içinde çok acı verici olabilir gibi. Başka bir teori, vücuttaki sinirlerin uyarıya karşı daha hassas hale geldiğini önermektedir. Bu, ağrı işaretlerine aşırı tepki verebilir ve gereksiz veya aşırı abartılı ağrılara neden olabilirler demektir.

Fibromiyaljinin risk faktörleri nelerdir?
Sebepler belirsiz olmasına rağmen, fibromiyalji artışları, stres, fiziksel travma veya grip gibi ilgisiz bir sistemik hastalığın sonucu olabilmektedir. Beyin ve sinir sisteminin normal ağrı sinyallerine yanlış yorumlayabileceği veya aşırı tepki göstereceği düşünülmektedir. Bu yanlış yorum beyin kimyasallarında bir dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Fibromiyalji hastalarının % 80 ile %90’ını kadınlar oluşturmaktadır. Romatizmal bir hastalığa sahip olmak riski arttırmaktadır. Fibromiyaljiyi tespit edebilen bir test bulunmamaktadır. Bunun yerine, kan testi, diğer potansiyel kronik ağrı nedenlerini gidermek için kullanılabilmektedir.

Fibromiyalji tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?
Fibromiyalji tedavisinin amacı ağrıyı yönetmek ve yaşam kalitesini arttırmaktır. Bu genellikle kendi kendine bakım ve ilacın iki yönlü bir yaklaşımı ile gerçekleştirilmektedir. Fibromiyaljide sık kullanılan ilaçlar şunlardır: Ağrı kesiciler, antidepresanlar (bu ilaçlar ayrıca uyku kalitesinin iyileştirilmesine yardımcı olabilir.), epilepsi ilaçları, iğne tedavisi.

Fibromyalji için doğal ve alternatif tedaviler nelerdir?
İlaçlara ek olarak, kendine bakım planı, fibromiyaljinin belirtileri ile baş etmeye yardımcı olmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri ve fibromiyaljide alternatif ilaçlar genel olarak kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlarken ağrıyı da azaltmaktadır. Bu alternatif tedavilerin çoğu, stresin azaltılması ve ağrının azaltılması üzerine odaklanmaktadır. Tek başına veya genel amaçlı tıbbi tedavilerle birlikte kullanılabilmektedir. Bu tedaviler şunlardır; fizik Tedavi, akupunktur, meditasyon, yoga, düzenli egzersiz, gece uykusunu yeterli saatte almak, masaj terapisi, dengeli, sağlıklı bir diyet Tedavi potansiyel olarak bu bozuklukla ilişkili belirtileri ve depresyonu tetikleyen stresi azaltmaktadır. Grup terapisi genellikle en uygun seçenektir ve kişiye aynı konularda başkalarına rastlamak için bir fırsat vermektedir. Bire bir terapi etkili olmaktadır.

Fibromyaljili kişiler için diyet önerileri nelerdir?
Fibromiyaljisi olan kişiler için özel bir diyet belirlenmemiştir. Bazı insanlar bir diyet planı izleyerek veya belirli gıdalardan kaçarak kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtmişlerdir, ancak yapılan araştırmalar kesin bir kanıtı desteklememektedir. Doğru beslenme, vücudun sağlıklı kalmasına ve iyi enerjinin sabit bir şekilde tedarik edilmesine yardımcı olmaktadır. Doktorların önemli beslenme önerileri şunlardır: Meyve ve sebze yemek, bol su içmek, et ürünlerini az tüketmek, şeker alımını azaltmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kilo vermek.

Bazı gıdaların semptomları daha da kötüleştirebileceğini veya belli bir yiyeceği sık sık yedikten sonra kişinin kendisini kötü hissettiği ortaya çıkmaktadır. Buna ek olarak, destek ve rehberlik koşuluyla başka hastalarla iletişim kurmak önemlidir. Birçok hastane ve toplum sağlık merkezleri grup terapisi sınıfları sunmaktadır. Üyeler, kaynakları paylaşmaları ve yolculukları sırasında birbirlerine rehberlik etmeleri için karşılıklı bilgi sunmaktadırlar.

Yapılan bir araştırma, fibromiyaljinin gelişimine katkıda bulunabilecek üç alan belirlemiştir: genetik, hastalık ve travma. Genetik ve yaşam tarzı risk faktörlerinin karışımı da kişinin durumunu değiştirmektedir. Fibromiyalji, engellilik başvurusunda bulunan kişilerin en sık görülen koşullarından biridir. Eğer fibromiyaljiniz varsa sakatlık oluşması mümkündür, ancak bu biraz zaman almaktadır.

Fibromiyalji ile ilgili gerçekler ve istatistikler
18 yaş üstü 5 milyondan fazla Türk’e bu hastalık teşhisi konmuştur. Durum ile teşhis konmuş kişilerin yüzde 80 ila 90’ı kadınlardır. Erkekler ve çocuklar da bozukluk tanısı çok düşük düzeydedir. Çoğu insana orta yaşta teşhis konmaktadır.

Fibromiyalji kroniktir. Durum tanısı alan çoğu insan, hayatlarının geri kalanında bu semptomları yaşayacaktır.

Yazar: Osman Uçar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :