Zengin, Karmaşık Bir Lezzet Olan Kestane Balının Faydaları ve Diğer Ballardan Farkı

Kestane ağacı, kayın ve meşe ile aynı aileden (kayıngiller ya da Fagaceace)’dir. Binlerce yıldır kestane, tahılların iyi yetişmediği Akdeniz’in dağlık bölgelerinde birincil bir beslenme kaynağı olmuştur. Kestanenin anavatanı büyük ihtimalle Anadolu’dur. Kestane ağacı Lidya Krallığından önce Yunanistan’a, oradan da İspanya ve Güney İtalya’ya M.Ö. 5. yy ’da getirilmiş, sonrasında insanlar kestane balının paha biçilmez özelliklere sahip olduğunu fark etmiştir.
Antik Yunan ve Roma efsanesi, tanrıça Diana’nın arkadaşı olan perisi Nea’nın, sevgi dolu tanrı Jüpiter’in sinir bozucu iddialarından kurtulmaya çalışırken intihar ettiğini, bu yüzden gür, oyma yapraklı, güzel çiçekli ve sıra dışı lezzetli meyveleri dikenli kutucuklarda gizlenmiş güzel bir ağaca dönüştürüldüğünü söyler. Böylece kestane (castanea) adı, casta (bakire) ve Nea (perinin adı) kelimesinden oluşmuştur.

Kestane Ağaçları Uzun Ömürlüdür

Kestane ağaçlarının boyu 30–35 m’yi, gövde kalınlığı da iki metreyi bulabilir. Ortalama nemli verimli ve kumlu topraklarda yetişir, kireçli (kalkerli) toprağa dayanamaz, kuru toprak ve iklimi sevmez. Odunu çürümeye karşı dayanıklı olan ve erozyonu da önleyen kestane ağaçları tohumla üretilir. İlk çiçeklenme 7. yılında gerçekleşir. Kestane 300 hatta 500 yıl, hatta daha uzun süre yaşayabilir. İtalya’da Etna yanardağının eteklerindeki Acireale kentinde, çeşitli tahminlere göre yaşı yaklaşık 4.000 yaşında olan ünlü bir kestane ağacı olduğu bilinmektedir.
Yeryüzünde değişik coğrafyalarda kestanenin 16 farklı türüne rastlanır. Amerikan kestanesi (Castanea dentata), Japon (Kore) kestanesi (Castanea crenata), Çin kestanesi (Castanea mollissima), ile Anadolu kestanesi (Castanea sativa) en çok bilinen türler arasındadır. Türkiye’de tek kestane türü (Anadolu kestanesi ya da Castanea sativa) yetişmektedir. Tatlı kestane de denilen Anadolu kestanesi Avrupa’da da ağırlıklı olarak yetişir. Dünyada kestane üretiminde Çin ilk sırada, Türkiye ise 4. sıradadır. Marmara, Kuzey Anadolu’nun kıyı bölgeleri ve Ege bölgesinde ( en çok Aydın’da) yetişir. Ege bölgesinin ülkenin toplam üretimdeki payı % 70’tir.

Kestane Değerli ve Önemi Bir Besindir

Kestane çok lezzetli ve besleyici olup % 10’dan fazla şeker ve% 60 nişasta içerir. Bu kadar yüksek karbonhidrat ve protein içeriği nedeniyle çok besleyicidir. Çiğ, kurutulmuş, kavrulmuş olarak yenilebilir ve hatta unundan ekmek pişirilebilir. Kestane, meyvenin besin değeri hariç, çiçeklenme döneminde harika ve verimli bir bal bitkisidir. Arılar ilkbahar sonunda veya yazın başlarında 12 – 18 gün çiçek açan beyaz ve pembe çan şeklindeki kestane çiçeklerini ziyaret eder, polenle beraber salgı ve nektar toplar, bu arada tozlaşmayı sağlar. Farklı kestanelerdeki kokulu çiçekler merak uyandırıcı özelliklerdedir, renkli benekler çiçeğin beyaz yaprakları üzerinde göze çarpar. Benekler başlangıçta, sarı renktedir, sonra turuncuya döner ve nihayet karmin kırmızısı olurlar. Lekenin renginin değiştirmesi çiçekten gelen koku değişimine eşlik eder. İlginç bir şekilde, sarı noktaya sahip bir çiçeğin özel kokusu nektarın varlığının bir sinyalidir. Kırmızı ve turuncu lekeleri olan çiçekleri arılar ziyaret etmez. Ülkemizde kestane balının kaynağı daha çok Sinop, Rize, Trabzon, Artvin, İstanbul, Bursa gibi illerdeki kestane ağaçlarıdır.

Kestane Balı Aromasını Nasıl Kazanır?

Kestane balının hediyesi kestanelerin kendisinden biraz daha erken gelir; yaz ortasından yaz sonuna kadar kestane balının hasat edilmesi zamanıdır. Kestane ağacının türü, iklim, arıcılık yöntemleri ve hasat sonrası balın rafine edilmesinden dolayı kestane balının lezzet yoğunluğu değişebilir. Kestane meyvesi gibi koyu kahverengi bir renge sahip olan kestane balı çiçeklerin hafif kokusunu taşır. Genel olarak, renk ne kadar koyu olursa, lezzet o kadar zengin olur. Lezzet üzerinde hava da bir etkiye sahiptir, daha kuru bir yaz ayında diğer çiçeklerin bolluğundan rahatsız olma olasılığı daha düşük olduğu için arılar daha güçlü bir bal yapar. Sadece kestane çiçeklerinden nektar toplamak, balın nihai lezzetini yoğunlaştırır. Kestane balı zengin, karmaşık lezzetleri ve duyuları uyandıran güçlü lezzetleri sevenler için denemeye değer olabilir.

Kestane Balının Özellikleri ve Faydaları

Kestane balının koyu sarı, sarımsı kahverengiden neredeyse siyaha kadar değişen, bazen kehribar tonlarında rengi, keskin bir bitkisel aroması ve hafifçe tanenli (ağaçtaki tanen nedeniyle) bir tadı vardır. Tanen nedeniyle örümcekler bu ağaçlarda ağ yapamaz. Lezzet benzersizdir, çok tatlı değildir ve neredeyse acı bir tada sahiptir. Daha az tatlı bir bal sevenler tarafından çok beğenilir. İlginçtir ki bu baldaki acı, ısıtmadan sonra kaybolur, belki de bu yüzden hamur işleri ve bisküvi pişirmek için bir tatlandırıcı olarak kullanılır. Kestane balının düşük glisemik indeksi, balın neden çoğu bal kadar tatlı olmadığını açıklar. Bu yüzden Akasya balı gibi şeker hastaları için uygun bir baldır.

Kestane Balı Ayırt Edici Özelliklere Sahiptir

Kestane balı diğer ballardan farklı, ayırt edici özelliklere sahiptir.
*Bu tür balların kristalleşme eğilimi zayıftır. Kestane balının yüksek fruktoz içeriği granülasyona direnç gösterir ve balı uzun süre sıvı halde tutar. Yavaş yavaş kristalleşir, kış boyunca sıvı kalabilir ve ilkbaharda koyu kahverengi bir kütleye dönüşür. Hava sıcaklığı 19–22 santigrat derece olduğunda yıl boyunca sıvı kalır.
*Bileşimi son derece zengindir. Çok sayıda manganez, bakır, demir, fruktoz ve farklı grup vitaminler içerir. Bu baldaki sakkaroz (sükroz) miktarı diğer balların içeriğinden çok daha yüksektir.
*Kestane balı aşağıdaki belirteçlerle karakterize edilir: Asetofenon, mimoza ve aminoasetofenon kokusu verir.
*Balın nemi (su oranı) % 16 ila 17,5 arasında değişir.
Düşük hacimli üretim ve kestane ağacının nadir olması nedeniyle bu tür balların maliyeti nispeten yüksektir. İtalya birçok ülkeye kestane balı ithal etmektedir.

Sağlıklı Bir Doğal Tatlandırıcıdır

Bu acımsı, buruk tadı olan balda tat alma tomurcuklarını uyarmaktan çok daha fazlası vardır. Kestane balı mineral içeriği, son derece güçlü antioksidan özellikleri ve güçlü anti-bakteriyel özellikleri sayesinde en sağlıklı ballardan (ve tatlandırıcılardan) biridir.

Kestane Balı Mineral İçerir

Pratik olarak mineral içermeyen beyaz şekerin aksine çiğ bal, bu hayati besin maddelerinden az miktarda içerir. Balın sofra şekerinden daha sağlıklı olarak kabul edilmesinin sebeplerinden biri de budur. İçerdiği mineral profilleri ve konsantrasyonları farklı bal türleri arasında önemli ölçüde değişebilir. Kestane balının özellikle iyi bir potasyum, kalsiyum ve manganez kaynağı olduğu, diğer ballardan daha fazla mineral içerdiği gösterilmiştir.
Kanıtlanmış Anti-Bakteriyel Özelliklere Sahiptir
Tüm bal çeşitleri arasında en belirgin antimikrobiyal, antibakteriyel ve antiseptik özelliklere sahip olan kestane balıdır, bu nedenle yara gibi dış sorunların tedavisinde de kullanılır. Kestane balı, balın antimikrobiyal özellikleriyle ilgili araştırmalarda en çok incelenen çiçek çeşitlerinden biridir. Aynı zamanda mantar önleyicidir ancak kestane balı da dahil olmak üzere bazı ballar anti-bakteriyel faaliyetlerini diğerlerinden daha iyi yapar.
İspanya’dan bir grup araştırmacı kestane balının Staphylococcus aureus ve Escherichia coli’ye karşı güçlü antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu bulmuştur. Diğer test edilen balların S. aureus’a karşı hiçbir aktivitesi görülmemiş sadece E. coli’ye karşı zayıf aktiviteleri olduğu görülmüştür. Diğer araştırmalar kestane balının Helicobacter pylori, Bacillus subtilis, Candida tropicalis ve Candida albicans’a karşı orta derecede antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir. Kestane balının antibakteriyel özelliklerinin kısmen lizozim içeriği ile ilgili olabileceği öne sürülmüştür (lizozimler, bakteri hücre duvarlarına zarar veren enzimlerdir).

Son Derece Güçlü Antioksidan Özelliklere Sahiptir

Her türlü koyu bal gibi kestane balı antioksidan özelliklere sahiptir ve kanserin önlenmesi için çok yararlıdır. Farklı bal türlerinin antioksidan kapasitelerini karşılaştıran birçok çalışmada kestane balı en üst sıralarda yer almaktadır. Bilindiği gibi kestane balı gibi gıdalardaki antioksidanlar, serbest radikallerin zararlı etkilerinden vücudu korumaya yardımcı olur. Serbest radikaller güneşin UV ışınları, duman, uyuşturucu, kirlilik, böcek ilaçları ve metabolik süreçler gibi şeyler tarafından üretilen kararsız moleküllerdir. Serbest radikallere maruz kalma sınırlandırılarak ve bu zararlı molekülleri nötralize eden antioksidan açısından zengin gıdalar tüketilerek kanser, cildin buruşma ve yaşlanması, katarakt ve romatoid artrit gibi birçok yaşa bağlı hastalık ve sağlık problemi riski azaltılabilir.

Kestane Balı Ne Kadar Faydalıdır?

Özel tadı ve sıradışı kokusu iyileştirici özelliklerini azaltmaz. Bu bal dolaşım sistemi için özellikle faydalıdır ve kardiyovasküler hastalıklar için tavsiye edilir. Kestane balı solunum ve sindirim sistemleri üzerinde olumlu etkiler gösterir. Ses kısıklığı, öksürük, bronşit, boğaz ağrısı, iltihaplı otitis media ve sinüzit, prostatit, soğuk algınlığı ile savaşmaya yardımcıdır. Sindirim sisteminin içini kaplayan mukozayı tahriş etmediğinden vücut tarafından kolayca, hızlı bir şekilde emilir, düşük asitliğe sahip olduğundan mide ve bağırsak ülserlerinin, böbrek hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Sinirlilik, uykusuzluk, histeri ve nevrasteni için bu bal en iyisidir, düzenli kullanımı diğer ilaçlar gibi insan vücuduna zarar vermez. Herhangi bir doğal bal gibi kestane balının iyileştirici nitelikleri de arı sütü ile birlikte edinilir.

Kestane Balı Nasıl Kullanılır?

Kestane balı oldukça özel bir üründür. Avrupa’da, özellikle Fransa’da çok popülerdir. İtalya’da da çok tercih edilir. İtalyanlar kestane balını ricotta peyniri ve rokfor peyniri ile birleştirmeyi sever. Kestane için ayrılmış en fazla festival ve tatil İtalya’dadır (sonbaharın başlarında, yüzyıllar boyunca halkın ana besinlerinden biri olan kestaneyi kutlayan birçok Fuar ve festival bulunmaktadır) ancak Fransa, Yunanistan, İsviçre ve ABD’de de kutlanmaktadır. Bu fuar ve festivallerde kestaneli birçok yiyecek (çorbalar, makarnalar, hamur işleri, dolmalar, güveçler, lezzetli tatlılar, krepler ve tabii ki kestane balı) bulunmakta ve tadına bakılmaktadır.
Kestane balı ürkek damak için değildir. Çok tatlı sevmeyenler için iyidir; acı tadı ve güçlü aroması nedeniyle tatlandırmak amacıyla kullanımı pek uygun değildir ancak yiyeceklerle birlikte pişirildiğinde aroması şaşırtıcıdır. Yabancı ülke mutfaklarında kestane balı ilave edilmiş kurabiyeler, tartlar, kekler ve dondurmalar yapılır, kök sebzeleri marine edilir. Yoğun lezzetleri sevenler kreplerin üzerine akıtabilir, kızarmış, tereyağı sürülmüş tost ekmeğine yayabilir ya da sağlıklı, doğal bir tatlandırıcı olarak meyve salatalarına ekleyebilir, süte, çaya 1 çay kaşığı kadar ilave edebilir.
Sofralık bir bal olmadığı için kestane balı dikkatli ve bilinçli tüketilmelidir. Şifa amaçlı kullanılacaksa 1 tatlı kaşığı ölçüsünde kestane balı genellikle tarçınla veya toz haldeki zencefille karıştırılarak yenir ya da ılık su dolu bardak içinde eritilerek (tercihen birkaç damla limon suyu ya da sirke ile birlikte) içilmek suretiyle tüketilir.

Kaynakça:

https://www.kestane.gen.tr
http://www.baldagi.com
https://www.benefits-of-honey.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :